30 Temmuz 2010 Cuma

Sessizliğimin içindeki tek ses, hızlı büyümemden gelir…

Önce usulca tuttu ellerimden, kendimi güvende hissettim

Çekti kendine yavaş yavaş, fark etmedim bağlandığımı…

Kaçmak istemedim hiçbir zaman, o da bırakmak istemedi zaten

Ama alışma dedi, dinlemedim alıştım.

Ben her korktuğumda, her ağladığımda, her yalnızlığımda, her sevincimde, her işimde, her tatilimde… Ona gider oldum, o ise sabit ve basit dokunuşlarını değiştirmedi tenimde…

Ama sokuldu daha da yakınıma, hissettim, hoşuma gitti bu…

Gençtim deliydim, gençtim heyecanlıydım, gençtim ateşliydim

Durduramadı beni kimse, ben giderek ona bağlandım.

O hala sakin taklidi yapıyor bana, oysa ellerini dolamış çoktan belime.

Alkol almışız,

Kaç defa yalnız kaç defa karşılıklı; kaçıncı defa kederden kaçıncı defa sevinçten…

Evet, usulca tuttu belimi, hiç acıtmadı tutarken. 4 sene geçti elimi ilk tuttuğunun üzerinden, dün gibi hatırımda! İlk gün hiç korkutmadı beni, belki de korkmak en iyisiydi ama hala istemem korkmuş olmayı. Korkmayı...

O tek başına yapmadı hiçbir şeyi, benim iznimle oldu her şey…

Ben geldim, ben sevdim, ben sığındım

O ise, durdu ve sahip çıktı, hiç bırakmadı beni

Her şeyime ortak, belki de her şeyime sebep oldu!

Şişt!

Çok sessiz öptü beni, çok sesss…

Kimse görmedi, hatta ben bile… Kapatmıştım gözlerimi, açtığımda zaten bir şey göremez olmuştum,

Evet, evet usulca… Çok usul… Girdi kanıma, girdi beynime… Asıldı saçlarımı canımı yaktı, bir şey demedim, tuhaftır hoşuma gitti ve hoşuma gittikçe daha da asıldı… Boğazımı da sıkmış hissetmedim, parmak izlerinden anladım nice sonra…

Aynı yavaşlıkta bıraktı ellerimi, ben demedim bırak diye… Ben fark etmedim bile…

Usulca geçti karşıma birbirimize değmediğimiz ilk andı… Ben durdum o gülümsedi, ben korktum o güldü. Ben sustum… Kahkahası kulaklarımda…

Yavaş yavaş sokuldu yanıma, nefesi hala hatırımda…

Gözlerini görüyorum her gözümü kapatışımda…

Ondan korktuğum ilk andı!

Korktum, biraz çırpındım ama yine de gitmedim bir yere…

Daha yakın oldu hoşuma gitti, ben de yaklaştım.

Soydu… Tenime değdi… Sonra bıraktığı ellerimi tekrar tuttu, ama bu sefer usulca değil tüm gücüyle sıktı, canımı acıttı, acıyı da ilk defa o zaman hissettirdi.

Bu sefer daha çok korktum, gözlerim doldu, yok yapamadım, bana ağlamamayı öğretmişti.

Kaçmak istedim bırakmadı! Bu bana uyguladığı ilk kaba kuvvetti! Kandırıyorum kendimi ilk değildi, ‘benim hissettiğim ilk’ti.

Kaçamadım!

Bıraktım vücudumu, bir sonbahar yaprağı ya da taze bir fidanın rüzgâra teslimiyeti gibi…

Soydu beni, çırılçıplak bıraktı, tenime dokundu, tenimi öptü, tenimi…

Sonra…

Sonra boşalttı tüm pisliğini içime… Sustum…

İçimdeki ılıklığı hissederken çocukluğum geçti gözlerimin önünden… Bir daha geri gelmeyecek o basit çocukluğum… Birden büyüdüm bu gece; kocaman oldu bedenim, ufalandı ruhum. Tilkiden korkan kırmızı başlıklı kız geldi aklıma, yakın hissettim kendimi, ama ilk defa da sevdim o tilkiyi… Külkedisinin üvey annesini de… Her şeyi sevdim o an, kendim hariç!

Ve şimdi… Artık istesem de gidemem bir yere.

Çünkü bu geceden sonra, ben sana gebeyim İstanbul!

4 yorum:

  1. i like this.. :D gençlere bir yol haritası :))
    okuyunca kendimi o kadar çömez hissettim ki... yaşamaktan korktugumu hatırladım bazı yerlerde.. bazı yerlerde kötü anılarım geldi.. bazı yerlerde de sahip olamadıgım değil de sahip olmaktan korktugum müstakbel sevgililerim geldi, istanbul sonbaharında çekeceğim aşk acılarını düşündüm. artık böyle oldu işte şukufee.. yazdıklarını okudukça kendimi koyuyorum senin yerine ben de yazacakmısım bir gün bunları gibi hissediyorum.. sanki yazmaktan korktugum çok şey varmıs gibi hissediyorum.. sonra kızıyorum kendime bu kadar çok korktugum için.. sonra.. sonrası iyilik güzellik işte :))

    YanıtlaSil
  2. bilmiyorum ama konuşulmaktan korkulan, anlatılmaktan çekinilen şeyler gibi geliyor bunlar bana... bir tek şeyden bile çekinirsem olmuyor, kusuyormuş ya da sevişiyormuş gibi yazmalı bence... sen korkma bırak onlar senden korksun, yaşamaktan başka ne marifetimiz var ki aslında, onu da kısıtlarsan ne kalır geriye... denemek mi istiyorsun dene, sevgili olmak mı istiyorsun ol, sonra mı...sonrası iyilik güzellik...değil öyle işte...sonrası... yaşa ve gör;)
    (teşekkür ederim cnm...)

    YanıtlaSil
  3. tamamdır.. büyümekten korkmak diyelim o zmn buna.. iç taraflarda zayıf kalmış ebubekirleri güçlendirmek için yaşayıp görmek kalıyor sanırım geriye.. neyse kaçayım ben yavaştan.. yoksa yarın sınavda çok fena şeyler görücem :) sabaha kadar buralardayım, okudukça efkarlanırsam yine dökerim bi şeyleri buralara..

    YanıtlaSil
  4. umarım efkarlanmazsın ;) senin yerin sayılır burası, rahatına bak ;)
    haydi başarılar sana...

    YanıtlaSil