Birini
özlediğim zaman duygusal olurum. Ama özlediğim kişi beklediğim tepkiyi vermezse
işte o zaman üzülürüm. Özlemek üzmez aslında beni, alışkınım mesafelere...
Sadece bazen, çok duygusal romantik karışık bir insan oluyorum ve aynı şeyi
karşımdakinden de bekliyorum. Yani aslında sorun yine bende!
Kimseden
bir şey beklememek lazım diye her seferinde söylüyorum kendime ama
dinletemiyorum. Evet mesela bence de çok saçma, karşındaki beklediğin gibi
tepki vermedi diye insan üzülür mü hiç? Üzülüyor işte... Kırılıyor bazen...
Zaten bu hissiyatımı da körelttiğimde herhalde tam anlamıyla olmuş olacağım.
Kime göre neye göre?
Giderek
duygusuzlaşmak ve umursamaz olmak iyi bir şey mi gerçekten de?
Bilmiyorum.
Yine
aklıma geldi bak, neden bir senedir ağlayamıyorum ben? Ağlamak güçlü olmaktır,
derdim eskiden. Ne yani zayıf mıyım şimdi? Bilmiyorum!
Kendimi,
hiç hissetmediğim kadar yalnız hissediyorum aslında bir süredir ve bu durumu
hiç mi hiç umursamıyorum. Umursamaya çalışıp da umursayamıyorum. Böyle,
düşünüyorum falan... Sonra bir anda dağılıyor aklım, duygularım. Belki de
büyümek dedikleri şey böyle bir şey. Nereden bileyim, daha önce hiç büyümedim
ki!
Bak
yine duygusal oldum iyi mi! Böyle zamanlarda hayata küsesim geliyor. Böyle her
şeyi kapatıp, köşeme çekilmek istiyorum. Kimseyi görmek, kimseyle konuşmak istemiyorum.
Müzik...
Müzik iyi ki var hayatlarımızda...
Ve
bir insana “iyi ki varsın” diyebilmek değerli bir hediye...