Bu aralar annemi babamı suçlar oldum içten içe. Kızıyorum. Diyorum
ki...
Şu karlı günlerde, sıcacık evimde oturup karı izlerken içim
sızlıyorsa, sizin yüzünüzden. Dışarıdaki evsizleri, sokak hayvanlarını
düşünmekten kendimi alamıyorsam ve rahat edemiyorsam, suçluluk duyuyorsam kendi
kendime sıcacık evimin içinde, sizin yüzünüzden.
Yolda yürürken, arabaların camını silen bir çocuk gördüğümde
ya da kış günü yalın ayak merdivene oturmuş dilenen bir yaşlı gördüğümde
gözlerim doluyorsa, düşünmeden edemiyorsam onun hayatını ve dualarını
isteklerini, sizin yüzünüzden.
Her gün önünden geçerken, penceresinde oturan yaşlılara
baktığım huzurevi içimi burkuyorsa, sizin yüzünüzden.
Hep daha iyi ol, alçak gönüllü
ol, saygılı ol diye diye... Paylaş ekmeğini aç olanla, düşkün olana yardım et diye
diye işte böyle oldum. Sana kötülük yapsalar da sen yapma, o zaman ne farkın
kalır onlardan dediğiniz için...
Rahat edemiyorum; içimde bir
yerler sızlıyor savaşları, selleri, yangınları, yanan ormanları gördükçe. Anlayamıyorum,
dünyanın bir yanında insanlar nasıl oluyor da açlıktan ÖLEBİLİYOR; bunu aklım
almıyor. Ve dünyanın diğer bir yanında obezite savaşı verilmesini ka-bul-le-ne-mi-yo-rum.
Kafamı çevirip öylece
gidemiyorum, yanmış bir kaplumbağa kabuğu gördüğümde. Sanki benim hatammış gibi
“Allah’ım affet!” dediğimi farkettiğimde kızıyorum en çok. Kızıyorum çünkü elimden
bir şey gelmiyor, yetemem ki hepsine. Bir tane insan nasıl başa çıkabilir ki bunca
şeyle! İşte bunu dediğimde de yankılanıyor kulaklarımda, “iyi insanlar da var”.
Hani neredeler o zaman? Neden kötüler bu kadar kötü ve neden iyiler
saklanıyorlar?
Büyüdüğümü düşündükçe neden daha
da küçüldüğümü hissediyorum?
Birilerinin deyişine göre; rahat
beni rahatsız ediyor. Evet çünkü, Somali’de doğan bir çocuktan tek farkım
şanslı olmak iken, büyüdükçe aranın bu kadar çok açılması fazla değil mi sizce
de? Bu kadar şeye sahip olmak, bu kadar son modelin de sonunda yaşamak...
Bilmiyorum. Neden bunların hepsi benim suçummuş gibi hissediyorum? Aslında
şöyle demeliydim; benim de suçum...
Kızıyorum, çok kızıyorum!