13 Aralık 2013 Cuma

Hep sizin yüzünüzden(!)

Bu aralar annemi babamı suçlar oldum içten içe. Kızıyorum. Diyorum ki...
Şu karlı günlerde, sıcacık evimde oturup karı izlerken içim sızlıyorsa, sizin yüzünüzden. Dışarıdaki evsizleri, sokak hayvanlarını düşünmekten kendimi alamıyorsam ve rahat edemiyorsam, suçluluk duyuyorsam kendi kendime sıcacık evimin içinde, sizin yüzünüzden.
Yolda yürürken, arabaların camını silen bir çocuk gördüğümde ya da kış günü yalın ayak merdivene oturmuş dilenen bir yaşlı gördüğümde gözlerim doluyorsa, düşünmeden edemiyorsam onun hayatını ve dualarını isteklerini, sizin yüzünüzden.
Her gün önünden geçerken, penceresinde oturan yaşlılara baktığım huzurevi içimi burkuyorsa, sizin yüzünüzden.
Hep daha iyi ol, alçak gönüllü ol, saygılı ol diye diye... Paylaş ekmeğini aç olanla, düşkün olana yardım et diye diye işte böyle oldum. Sana kötülük yapsalar da sen yapma, o zaman ne farkın kalır onlardan dediğiniz için...
Rahat edemiyorum; içimde bir yerler sızlıyor savaşları, selleri, yangınları, yanan ormanları gördükçe. Anlayamıyorum, dünyanın bir yanında insanlar nasıl oluyor da açlıktan ÖLEBİLİYOR; bunu aklım almıyor. Ve dünyanın diğer bir yanında obezite savaşı verilmesini ka-bul-le-ne-mi-yo-rum.
Kafamı çevirip öylece gidemiyorum, yanmış bir kaplumbağa kabuğu gördüğümde. Sanki benim hatammış gibi “Allah’ım affet!” dediğimi farkettiğimde kızıyorum en çok. Kızıyorum çünkü elimden bir şey gelmiyor, yetemem ki hepsine. Bir tane insan nasıl başa çıkabilir ki bunca şeyle! İşte bunu dediğimde de yankılanıyor kulaklarımda, “iyi insanlar da var”. Hani neredeler o zaman? Neden kötüler bu kadar kötü ve neden iyiler saklanıyorlar?
Büyüdüğümü düşündükçe neden daha da küçüldüğümü hissediyorum?
Birilerinin deyişine göre; rahat beni rahatsız ediyor. Evet çünkü, Somali’de doğan bir çocuktan tek farkım şanslı olmak iken, büyüdükçe aranın bu kadar çok açılması fazla değil mi sizce de? Bu kadar şeye sahip olmak, bu kadar son modelin de sonunda yaşamak... Bilmiyorum. Neden bunların hepsi benim suçummuş gibi hissediyorum? Aslında şöyle demeliydim; benim de suçum...

Kızıyorum, çok kızıyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder