... Sonra dedi ki, seni sevmeyen birine zorla kendini sevdiremezsin.
İşte, acı olan buydu. Gerçekler genellikle acıdır zaten de, senden bu acı
gerçeği duymak en acısıydı. Ama hayatta tüm gerçeklerle yüzleşmek lazım. Yüzleştim.
Yüzleşirim.
Bir hissiyat üzerinden gerçeklik sorgusu yapmak da zor. Benim sana hissettiğim,
senin bendeki yanılsaman mesela. Benim sende gördüğüm... Sonuçta, bence
de, karşılıklı olmayan her sevgi aslında bir alışkanlıktan ibaret. Alışkanlık
sevgiye dönüşüyor zamanla ve sevginin bin türlü çeşidi var. Hayvan sevgisi de
var mesela. Hayvan gibi sevmek de! Sırf sevilmek için seviyormuş gibi yapmak
da... Hayal kurmak gerçek aslında, kurduğun hayale hiç sahip olamayacağın
kişileri eklemek de. Sana kalmış yani.
Sonuç olarak, sevgi gerçek midir peki? Kafam karışık çocuk, kafam çok
karışık!
Hayatta her korkunun üzerine gitmek lazım ve kangren olmuş duyguları
kesip atmak. Hayatta en büyük lanetim
güçlü olmak galiba!
Bu aralar birini sevme ihtiyacı mı duyuyorum ya da birini gerçekten
seviyor muyum, bilmiyorum. Önemli de değil zaten. 'Aşk benim sana olduğumdur;
aşık olan benim, sen değil' lafına istinaden; kimseyi ilgilendirmez, o dahil.
Ben hariç. Peki gerçekten ben ilgileniyor muyum? Bilmiyorum. Ama hissediyorum
işte, şurada bir yerlerde başlayıp tüm vücudumu ele geçiriyor varlığı. Ve
aslında yokluğu...
Mesela, yokluğunda ona yazılar yazmak da var. Gece kadar gerçek.
Yarın geçeceğini bilmek, unutacağını bilmek de, hayat mesela. Geçene
kadar canının acıyacağını, özleyeceğini bilmek de... Hayata yer açmak için bazı
şeylerden vazgeçmek gerekiyor. Ah tercihler!
Birine alışmaktan uzak durmaya çalışırken, gidip en olmazını
istemek de sevdaya dahil mesela.