7 Ağustos 2014 Perşembe

Tuzlu suda boğulan küçük balık gibi...

Bitti çocuk, bittim bugün. Hayallerim, ümitlerim, geleceğim... Bir damla bile dökemeden bitti. İstanbul ağladı benim yerime, şimşekler çaktı, yer yerinden oynadı. Benim yerime yas tuttu İstanbul bugün.
Sonra bir de baktım, hiç bir şey hissedememişim. Anılar dans ediyor odamda, gözlerim dalgın bakıyor semaya. Kalbim... Bilmiyorum, yok sanki yerinde. Hissetmiyorum bugün!
Oysa bir düğüm vardı boğazımda. Yutkunamıyordum nicedir. Ama bugün ağlayamadım ben. Sevdiğim adamın gözlerinin içine son kez bakarken, ağlayamadım. Güçlü olmak bu mu ola ki? Ben biraz daha büyüdüm bugün ve neden babamın hiç ağlamadığını anladım. Annemin neden çocuklarına tutunduğunu anladım. Anlıyor musunuz? Ben ağlayamadım bugün.
Yağmurlu günde insan mı ayrılır be ey insafsız! Demedim. Sustum sadece, baktım dikkatle. Karşımda gözleri dolu dolu konuşurken sevdiğim... Sustum sadece. Yoktu hüznüm, yoktu çaresizliğim, yoktu yalvarışlarım. Bittim bugün.
Bana yakışanı yaptım ve, gittim bugün...