Geceler bana senden armağan! Gidişin kadar ağır değil ama karanlık bana ve gidişin kadar acımasız değil saatin vuruşları. Bir şair der “gece bir’den sonra uykularda yer bulmak zor” diye ve geceler bir bir geçer uykusuz, eş zamanlı duygusuz… Ve benim güneşim yorgun doğar hep! Güneşim yorgunluğa inat parlarken; gecelerim güneşe, tüm ışıklara hatta tüm yıldızlara inat karanlık geçer. Ne bir korkudan nasibini alır aklım ne de bir sevgiye kapılır bedenim!
Çok resmi konuşmalar yapabilirim en ummadığınız anlarda ve çok sapıkça gelebilir bazı gerçekler size. Ama hayat bana kapalı cümlelerden uzak durmam gerektiğini öğretti ve ben sere serpe yaşıyorum sanırım her şeyi. Bu bir delilik mi yoksa bir cesaret mi çözemesem de… Artık çözmeye çalışan kim ki zaten!
Hani bazen birisine sığınmak istersin ya, öyle bir anında işte kimse yoktur yanında. Yalnız kalmak istediğinde de kalabalıksındır aksine. Hayat hep tezatlarda mı yaşanır sizce?
Bir kişinin bir sözü değiştirir mi her şeyi mesela, bu güç var mıdır kelimelerde ve kelimeler yaralar mı insanları? O güç kelimelerden mi gelir yoksa o kişiden mi? Kelimeler sarar mı insanların yaralarını ve iyileştirir mi en ağır hastayı? Ve hasta eder mi istenmeyen bir kelime istenmeyen bir insanı?
İçimden onca kelime gelirken ve ben birine bile anlam veremezken ve dillendiremezken…
Aklım ve duygularım benimle dalga geçerken…
Gözlerim hem uyumak için can atıp hem de fal taşı gibi açıksa…
“Sen, ben ve yağmur sonrası… Gece bir’den sonra uykularda yer bulmak zor” derim içimden! İçimden geçen cümlelerden dilime ilk gelen ve en masum olanı... Bu saatte, bu yalnızlıkta ve bu sevgiyle… Yapılacak ya da söylenecek ve yapılamayacak ya da asla söylenemeyecek o kadar çok şey var ki! Ve sen hala her şeyi bildiğini, anladığını düşünüyorsun. Gülümsüyorum sadece! Kollarında uyumak için her şeyimi vermeye hazırken… Ne uykum var elimde ne kolların tenimde. Bu ne bir şehvet çağrısıdır ne de tamamen saf bir çocukluk masalı… Durmuyorum üstünde…
‘Adab-ı muaşeret’e göre… Yaşayabilirsin en ağırından, hissedebilirsin en derininden, hatta ve hatta ölebilirsin bile uğrunda… Ama tenine dokunmak yasaktır bu oyunda!
Sustum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder