bilmem böyle unuttuğun bir şey, geçmişte çok değer verdiğin, emek harcadğın şeyleri/kişileri yıllar sonra hatırladığında içinde hafif bir sızı olmadı mı hiç?
işin aslı "unutmak" yazarkenki düşüncem, unutmaya çalışmak yani unutmak için çaba harcadığın zaman... o zaman mı insanın canı daha çok acır yoksa unutulduğunu anladığı zaman mı;) bir de bu açıdan cevap ver bakalım
evet şu an düşündüm de, sanırım ben hiç unutmaya çalışmadım senin dediğin türden. Hep kabullenilmişti bende olmayacak aşklar, olmayacak düşler. Çünkü yalnızlıktansa bunu tercih ediyordu hep ruhum. Acı çekmek her zaman daha mantıklıydı, zinde tutuyordu insanı. Ama unutulunca, bir yerlerde bir şeyler kayboluyordu, yer çekiminin etkisi kayboluyordu üzerinden ve sen fazla özgür kalıyordun sonunda, ben özgürlüğü hiç bu açıdan sevmedim sanırım. Unutmamak için direndim bazen hatta, öylece taşımak, kabullendiğinde daha tatlı bir sızıydı. Ama unutulmayı kabullenemedim bir türlü.
o yüzden algıda seçicilik yapıyor beynin ve "unutulmak" diyiveriyorsun:) Kabulenmek güzel bir şey ama karamsar olmak değil mi sence senin yaptığın? Ve merak ettiğim bir şey var ruhunu,aklını, duygularını -her neyse işte- tam anlamıyla temizlemeden yeni bir inanışa kayabiliyor musun? Mesela bir aşk... İçini tamamen temizlemeden mi açıyorsun kalbinin kapılarını? Başkalarını öyle bir kalbe mi alıyorsun ya da öyle bir kalple mi seviyorsun? Eğer evetse, bu sence biraz haksızlık değil mi, hislerini oyalamak ve kalbinin sevme eşiğini düşürmek değil mi? Bu açıdan bakınca, her eskiyen bir yenisinden daha güzel ve daha çok sevilir sonucu çıkmıyor mu?
çıkmıyor. Çünkü Ruhunu aklını demişsin ama ben kalbimle seviyorum ve genelde kalbim temiz kalır:) kirlendiği zaman da oldu. Gençliğin verdiği heyecan dirty isteyebiliyor ama onu da bir kere tattıktan sonra bakıyorsun ki bi şey yok ucunda.Akıl her zaman kirlidir. Ruha da pek inanmam. Sadece kelime anlamını bi şeyleri anlatmak için kullanırım.
Bir de yeni gelenin de temiz geldiği mechul sen ne kadar temizlersen temizle o kirli gelebilir sana. Tertemiz bir aşk pek görülen bi şey değil. Biraz inanmaya bağlı bence. Ki aşka olan inancımı zamanla kaybetmemin sebebi de budur biraz.
önceden aşka inanmayan ancak artık aşka inanan ya da inanmaya başlayan birisi olarak söyleyebilirim ki, bence temiz aşk var. Gerçi insanoğlu onu zamanla kirletmeyi başarıyor ama olsun... Aşka inancını kaybetme bence, gün gelip seni bulacağını düşünüyorum, öyle hissediyorum nedense... belki de temiz kalpli olduğun içindir :)) Ama dediklerin biraz şey gibi, "nasıl olsa tekrar acıkacağız neden yemek yiyoruz" , görüşlerine saçma demek istemiyorum yanlış anlama, sadece anlamaya çalışıyorum. Benim tanıdığım MOzan bu kadar karamsar değildi sanki...
:D güldüm çünkü yemek olayının su versiyonunu bizzat pratik yapmıslıgım var:)
karamsar olmakla iyimser olmak arasında olmak istiyorum bu aralar buna cabalıyorum. İnancımın kaybolması da biraz hislerimin körelmesi olabilir belki. Hissedemiyorum o eski hissettiklerimi.
Biraz önce daha ayrıntılı ve güzel yazmıstım ama internet sildi tüm yazdıklarımı:)
robot olmadığını kanıtlamanı istiyor dimi :) ben onu kapattım sanıyordum ama sadece kendim için kapatmışım... sen iste, şimdi kapattım tam anlamıyla ;)
unutulmak, ben hiç unuttugum bi şeye o kadar üzülmedim, çünkü neyi unuttuğumu bile hatırlayamadım.
YanıtlaSilbilmem böyle unuttuğun bir şey, geçmişte çok değer verdiğin, emek harcadğın şeyleri/kişileri yıllar sonra hatırladığında içinde hafif bir sızı olmadı mı hiç?
YanıtlaSilolur tabi, ama unutabildiysem esas sızı geçmiştir. ama unutulduğumu hatırlamak her zaman daha çok sızlatmıştır.
YanıtlaSilişin aslı "unutmak" yazarkenki düşüncem, unutmaya çalışmak yani unutmak için çaba harcadığın zaman... o zaman mı insanın canı daha çok acır yoksa unutulduğunu anladığı zaman mı;) bir de bu açıdan cevap ver bakalım
YanıtlaSilevet şu an düşündüm de, sanırım ben hiç unutmaya çalışmadım senin dediğin türden. Hep kabullenilmişti bende olmayacak aşklar, olmayacak düşler. Çünkü yalnızlıktansa bunu tercih ediyordu hep ruhum. Acı çekmek her zaman daha mantıklıydı, zinde tutuyordu insanı. Ama unutulunca, bir yerlerde bir şeyler kayboluyordu, yer çekiminin etkisi kayboluyordu üzerinden ve sen fazla özgür kalıyordun sonunda, ben özgürlüğü hiç bu açıdan sevmedim sanırım. Unutmamak için direndim bazen hatta, öylece taşımak, kabullendiğinde daha tatlı bir sızıydı. Ama unutulmayı kabullenemedim bir türlü.
YanıtlaSilo yüzden algıda seçicilik yapıyor beynin ve "unutulmak" diyiveriyorsun:) Kabulenmek güzel bir şey ama karamsar olmak değil mi sence senin yaptığın? Ve merak ettiğim bir şey var ruhunu,aklını, duygularını -her neyse işte- tam anlamıyla temizlemeden yeni bir inanışa kayabiliyor musun? Mesela bir aşk... İçini tamamen temizlemeden mi açıyorsun kalbinin kapılarını? Başkalarını öyle bir kalbe mi alıyorsun ya da öyle bir kalple mi seviyorsun? Eğer evetse, bu sence biraz haksızlık değil mi, hislerini oyalamak ve kalbinin sevme eşiğini düşürmek değil mi? Bu açıdan bakınca, her eskiyen bir yenisinden daha güzel ve daha çok sevilir sonucu çıkmıyor mu?
YanıtlaSilçıkmıyor. Çünkü Ruhunu aklını demişsin ama ben kalbimle seviyorum ve genelde kalbim temiz kalır:) kirlendiği zaman da oldu. Gençliğin verdiği heyecan dirty isteyebiliyor ama onu da bir kere tattıktan sonra bakıyorsun ki bi şey yok ucunda.Akıl her zaman kirlidir. Ruha da pek inanmam. Sadece kelime anlamını bi şeyleri anlatmak için kullanırım.
YanıtlaSilBir de yeni gelenin de temiz geldiği mechul sen ne kadar temizlersen temizle o kirli gelebilir sana. Tertemiz bir aşk pek görülen bi şey değil. Biraz inanmaya bağlı bence. Ki aşka olan inancımı zamanla kaybetmemin sebebi de budur biraz.
önceden aşka inanmayan ancak artık aşka inanan ya da inanmaya başlayan birisi olarak söyleyebilirim ki, bence temiz aşk var. Gerçi insanoğlu onu zamanla kirletmeyi başarıyor ama olsun... Aşka inancını kaybetme bence, gün gelip seni bulacağını düşünüyorum, öyle hissediyorum nedense... belki de temiz kalpli olduğun içindir :)) Ama dediklerin biraz şey gibi, "nasıl olsa tekrar acıkacağız neden yemek yiyoruz" , görüşlerine saçma demek istemiyorum yanlış anlama, sadece anlamaya çalışıyorum. Benim tanıdığım MOzan bu kadar karamsar değildi sanki...
YanıtlaSil:D güldüm çünkü yemek olayının su versiyonunu bizzat pratik yapmıslıgım var:)
YanıtlaSilkaramsar olmakla iyimser olmak arasında olmak istiyorum bu aralar buna cabalıyorum. İnancımın kaybolması da biraz hislerimin körelmesi olabilir belki. Hissedemiyorum o eski hissettiklerimi.
Biraz önce daha ayrıntılı ve güzel yazmıstım ama internet sildi tüm yazdıklarımı:)
Akıl ver Yarabbim:)
YanıtlaSilEvet yıllar geçtikçe hisler biraz koreliyor gibi ama yine de inanmaya deger, inanılacak kadar hissimiz var bence;)
Diğer yandan, internet silmiş olabilir ama bence ben, yeniden yazılmasinı hakediyorum:p
Hak ediyorsun tabii ki de ama işte ben hatırlamıyorum:) Uzun yazmıstım biraz. Bence yırttın :D İyimsersin sen iyimser düşün:)
YanıtlaSilBir de bu yorumları bizim onaylamamız gerekiyor o kadar harf giriyorum saçma sapan, sonra kabul etmiyor bunu da kaldırman mümkün mü:)
YanıtlaSil:))
YanıtlaSilrobot olmadığını kanıtlamanı istiyor dimi :) ben onu kapattım sanıyordum ama sadece kendim için kapatmışım... sen iste, şimdi kapattım tam anlamıyla ;)