9 Haziran 2015 Salı

Kendini ifade edemiyor kelimeler...

Boğazıma kadar öyle doluyum ki, tıkandım artık. Çıkmıyor kelimelerim, akmıyor göz yaşlarım, dile gelemiyor duygularım... Çok daraldım, çok sıkıştım, çok çok çok! Karmakarışık. Darmadağınık. Nedensiz. Hatırlar mısın, küfreder gibi yazmak lazım derdim eskiden. Yazamıyorum işte.
“...Şemsettin laf aramızda kaldı çıkamıyor
Kendini ifade edemiyor bir türlü…”
Şey gibi düşün bunu; biri sana ana avrat düz gidiyor, tekme tokat dalıyor, gözünün önünde tüm varlığını kırıp döküyor. İçinden o kadar temiz o kadar okkalı küfürler geçiyor, böyle ebeden başlayıp imama kadar gidiyorsun falan... ama çıkamıyor işte ağzından... (ama’dan önceki her şey anlamını kaybeder derler) Böyle boğazında kalıyor tüm acıların, tüm nefretin, tüm duyguların. Tüm özlemlerin...
Öyleyim işte bu aralar.
Biliyordum. Döndüğüm zaman hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyordum. Ve de şunu bilerek, hissederek geldim buraya; bir şeylerden fedakarlık etmeden başka şeyler kazanılmıyor. Ama bu kadar çabuk olmasını beklemiyordum be! İnsanların bu kadar çabuk değişmesini, bu kadar çabuk unutulmayı... Ben kopmamak için direnirken bu kadar şımarık olmalarını...
 İnsanları bu kadar şımartabildiğim için bence bana ödül falan vermeliler.  “Sen de fark ettin zaman kötü en iyisi biz işi deliliğe vuralım”
Ne bileyim işte bu kadar yalnız kalmayı beklemiyordum. Yalnızlık dediysem, çevremdeki onlarca insana ayıp olmasın; içimdeki yalnızlık bu...
“Her seçim bir vazgeçiştir” klişesini gerçekten hissettiniz mi siz hiç? Arafta kalmak nedir bilir misiniz? Eski halini korumaya çalışırken ve kimse sana yardımcı olmazken; isyan eden ve değişmen lazım diyen öbür yarınızla kavga etmek nedir bilir misiniz? O ince çizginin üstünde sürekli diğer tarafa savrulmak ama eski yerinde kalmak için direnmek nedir? Birilerinden kopmamak için savaşmak ve kendinden ödün vermek nedir? (Tam şu anda sokaktan öğürme sesi geliyor. Birisi çok içmiş sanırım. Benim yerime de içmiş birisi. Keşke ben de onun gibi kusabilsem içimdeki kelimeleri.) Her verdiğin ödünden sonra, kendini daha güçsüz ve aciz hissetmek nedir? Ve siz sürekli verirken karşınızdakilerin giderek şımarmasını çaresizlik içinde izlemek nedir, bilir misiniz? Ve yine de şımartmaya devam etmeyi anlamlandırabilir misiniz? Tüm bu anlamlandıramadığınız durumlar içinde, bir de kendini kaybetmemek için direnmek nedir bilir misiniz? Özlememek için bol bol gülmek, daha az düşünmeye çalışmak... Daha az düşünmem lazım diye bütün gün düşünmek nedir, bilir misiniz?
Sevmek kilometrelerce...  Nedir? Bilir misiniz?
“Gün say Şemsettin gün say…”
Gün sayıyorum. Değişim başladı.
Gerçekten de
hiçbir şey
eskisi gibi
olmayacak
NOKTA


1 yorum:

  1. çok keyifliyim, yıllık izne çıktım. Nerde olduğumu boşver deniz havası bu saatte. hayat çok güzel ucuz baya istanbula göre. İnsan keşke burda olsa diyor tüm hayatım.. Ama tüm hayatım diye eklemeden geçemiyorsun. Çünkü vazgeçmek zor tek başına geldiğinde geride kalanlardan.

    Anılar bırakmayacak peşini en basitinden biliyorsun bunu. Ve bunu bilerek yaşamk da zor zanaat. Ama her şeye rağmen eğer ağır basarsa özgürlük, çünkü geride kalanlar da bir prangadır özgürüğe, gidiyorsun işte... Her tatil bir prova gibi bana da, sanki bir gün çekip gidecek gibi hissediyorum kendimi... yerse...

    Bilmiyorum yer mi ama iyi hissettiriyor gitmeden, gittiğinde çekeceğin acıları düşünmek çok zor gitmeden.

    Ama öncesinde her yerde bulabileceğin bira ve müzikle yalnızlığa alıştırdıysan kendini? Deniz esintisine bağlandıysan şairin de dediği gibi? Gökkuşağını beklesen sadece? ılık ılık esen bir rüzgarda herkesi yatırıp biranı yudumlarken, etrafın sessizliği artık hosunagidiyorsa ve kendini yalnız hissetmiyorsan, inanıyorsan bu ılık rüzgarla bu müziğin birilerinin kulağına ulaşacağına? Anılar bunun neresinde kalıyor tam olarak?

    Şöyle de bir şey ar giderken ya da gittiğinde geri dönmeyi düşünenler aslında hiç bir zaman gitmemişlerdir.

    iş gibi düşün, kararsızlığın burdan belli olur. Karar vermek lazım.. arada kalmak her zaman sıkıntılı ve zararlıdır. gitmek ya da kalmak her zaman daha stabildir. Demek ki stabil kalmak istemedin bu sefer, ama arada kaldın?

    bence gitmişken git ya, arada kalma, geri dönüşü düşünme dönecek olsan da. Gittin ve ordasın, düşünme orayla ilgilen. sadece orası olsun, gerisi değil, geriyi boşvermek lazım

    YanıtlaSil